Otizm Nörolojik Bir Hastalıktır 3 Beyin mi Barsaklar mı?

Comment 1 Standart

Otizmde barsaklar

Barsak kolay laf dinleyen bir organ değildir.

Son yıllarda barsaklar-mikrobiota neredeyse her konuda araştırılıyor. Bu modanın başlangıç noktalarından birinin otizm olduğuna kuşku yok. Otizmli çocuklarda artmış barsak sorunları olduğu biliniyor fakat bunun sıklığı üzerinde uzlaşı sağlanamamış durumda. Herşeyin çözümünü barsaklarda arayanlar da var. Kendi hastalarımı düşününce barsak sorunlarının otizmli çocukların yüzde 15 ila 30’unda görüldüğünün söyleyebilirim.  En sık ifade edilen ise kabızlık.

Kazensiz, glutensiz diyet ve GAPS diyeti hastalarım tarafından en sık uygulanmaya çalışılan diyetler.  Bu diyetler çoğu kez probiyotiklerle destekleniyor. Bu yaklaşımın kabızlık sorununu çözdüğünü anlatan bir çok hastam var. Diyetler arasında davranışlara en etkili olduğu ifade edilen ise GAPS diyeti.  En belirgin etki ise hareketliğin azalması ve odaklanmanın artması olarak ifade ediliyor.  Diyetlerin davranışa etkili olduğunu bildiren hastalarım ise kabızlığı çözdüğünü söyleyenlere nazaran çok daha küçük bir grup.  Diyet ile tamamamen iyileşen hastam yok. Diyet tedavisinin sonucu beni şaşırtan hastam da yok. Başka tedaviler ile gördüğüm gelişme karşısında şaşırıp mutlu olduğum bir çok hastamı hatırlıyorum fakat diyetler için aynısı söyleyemiyorum, Kabızlık gibi sindirim sorunu olan çocuklara beslenme değişiklikleri ve probiyotik öneriyorum fakat sıkı diyet yöntemleri beni çekmiyor.

Bazen mikrobiota hakkında yeni bir araştırmaya denk geliyorum. Tekrar yoğun bir okuma yapıyorum ama bu barsak işine bir türlü ikna olamıyorum.  Neden mi?

Öncelikle barsaklarımızdaki mikrorganizmaları yani mikrobiotaları değiştirmek o kadar kolay değil. Mikrobiota neredeyse kimlik belgemiz gibi. Barsaklarımızdaki 1 kilodan fazla mikrop yumağını içtiğimiz bir kaşık probiyotikle değiştiremiyoruz. Bu probiyotiklerdeki mikroplar inek barsaklarından üretiliyor. Yani bizim barsaklarımıza zaten yabancılar. Yapılan çalışmalar otizmde en etkili olabilecek mikrop türünün insan barsağında da yaşayan Bactroides Fragilis olduğunu söylüyor. Fakat bu mikrop bizi hasta da edebileceği için bunu içeren bir probiyotik henüz üretilebilmiş değil.

Yine ilginç bir sonuç, bu mikrop çeşitlerini aslında bizim barsaklarımızın yapısı belirliyor.  Siz ne verirseniz verin barsaklar kendi bildiği yoldan gidiyorlar. Bunun için sürekli diyette kalmanız gerekiyor. Probiyotiklerin etkisi cinsiyetten etkilenebiliyor. Dişi farelerde probiyotikler mikrobiotayı değiştirirken erkek farelerde işe yaramıyor.

Bu sorunları çözmenin yolunun fekal transplanttan geçebileceğini düşünen araştırmacılar var.  Bu basitçe zararlı mikrop içermeyen dışkının belirli bir miktarda hastaya yedirilmesi işlemi. İşe yarayabilir fakat bu uygulamanın sürekli devam ettirilmesi gerekiyor. Uygulanabilir bir yöntem olduğunu düşünmüyorum.

Peki barsaklar neden bu kadar önemseniyor? Barsaklarda üretilen toksik maddelerin beyinde inflamasyona yani bir çeşit romatizmaya yol açıp otizmi tetikleyebileceği düşünülüyor. Ben buna katılıyorum ama olayın barsaklardan başladığını düşünmüyorum.

En meşhur konulardan birisi de leaky gut yani geçirgen barsak teorisidir. Şaşırtıcı olarak beyni koruyan beyin kan bariyeri ve barsak bariyeri benzerlikler gösteriyor. Bu yapılarda düzenleyici olarak karşımıza yine mikroglialar çıkıyor. Barsak hareketlerinin düzenleyen ise barsakları saran sinir hücreleri.

Sonuçta otizm bir beyin hastalığıdır. Beyin hücrelerinin benzerleri barsakların etrafında yoğun olarak bulunur. Beyinde etkilenmeye yol açan generik neden barsakların da yapısını bozuyor. Bozulan barsak fonksiyonu nedeniyle çocuklar huzursuz oluyor ve bazı zararlı maddeler beyne ulaşarak otizm yangının üzerine dökülen benzin etkisi yapıyor.

Sıkı diyet ve probiyotikler bazı hastalarda bu benzinin beyne ulaşmasını engelleyerek otizm belirtilerinin daha da alevlenmesini önlüyor.  Bu yöntemi kullanan Nemeck protokolündeki başlangıçtaki colidur bu şekilde faydalı oluyor. Barsakları kısa süreli olsa da temizleyip geçici bir etki oluşturuyor. Colidurun etkisi bitince kısır döngü yine başlıyor.

Barsak protokolleri sorunu çözmek yerine bazı hastalarda hafifletebiliyor. Buradaki sorun sürekli bu diyet ve antibiyotikleri uygulamanın imkansız oluşu.

Akılcı olan ise beyni iyileştirmeye çalışırken barsakların problem çıkarmasını önlemeye çalışmak gibi duruyor.  Stres altında ishal olanlar vardır, buna irritabl barsak diyoruz. Ama ishal olunca hepimiz strese giriyoruz… Oysa otizm her çocukta ortaya çıkmıyor.

Not: Spontan bir yazı olduğu için kaynak önermiyorum. Spesifik literatür istenirse eski okumalarıma bakıp bilgilendireceğim.

http://www.cocuk-norolojisi.com

 

Otizm Nörolojik Bir Hastalıktır 3 Beyin mi Barsaklar mı?” üzerine bir yorum

Çocuk Nörolojisi Uzmanı Doç Dr Barış Ekici'den randevu almak için bilgilerinizi bırakın sizi arayalım.

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s