Geç Konuşan Bebekler


Çocuklarda konuşma geriliğinin tipik özellikleri

Çocuk Nörolojisi Uzmanı Doç. Dr. Barış Ekici, çocuklarda konuşma geriliğinin tipik özelliklerini ve tedavisini anlattı. (Kadın ve Kadın sitesinden alınmıştır)
Çocuklarda konuşma geriliğinin tipik özellikleri
Geç konuşma erkek bebeklerde daha sıktır.

Konuşma geriliğinin erkek çocuklarda çok sık görülen bir tablo olduğunu söyleyen Çocuk Nörolojisi Uzmanı Doç. Dr. Barış Ekici, genellikle otistik çocuklarda konuşma geriliği görüldüğü için ailelerin bu konuda çok endişelendiğini dile getirdi.

Peki izole konuşma geriliğinin tipik özellikleri ve otizmden ayıran yönleri nelerdir?

İzole konuşma geriliği olan çocukların, genellikle tek erkek çocuklarda görüldüğünü ve ailede de aynı hikayenin görüldüğünü belirten Doç. Dr. Barış Ekici, bu çocukların istedikleri her şeyi parmak işaretleriyle ya da mimikleriyle anlattıklarını vurguladı.

Ne yapmalı

Doç. Dr. Ekici, “İzole konuşma geriliği olan çocuklar, hızlıca kreşe adapte edilmeli, işitme testleri yaptırılmalı, televizyondan uzak tutulmalı ve birlikte müzikler dinlenmeli” dedi.

Çocuklarda konuşma geriliğinin tipik özellikleri – İZLE:

İkiz Bebek Deneyi…


Doç Dr Barış Ekici, Çocuk Nörolojisi Doktoru

1932’de Myrtle  Mc Graw tarafından Johnny ve Jimmy isimli ikizler üzerinde 6 yıllık bir izlem çalışması planlandı.  İkizlerden biri fiziksel egzersizlerle desteklendi. Amaç daha başarılı, atletik bir çocuk yetiştirilmesi idi.

İkizler 2 yaşına geldiklerinde desteklenen bebek Johnny motor performans ve algısal olarak hafif daha başarılı olsa da 6 yaşına geldiklerinde aralarında bir fark kalmamıştı. Kendi doğal gelişimine bırakılan bebek Jimmy sonunda Johnny’i yakalamıştı.Bu çalışma o zaman kamuoyu tarafından ilgiyle izlenmişti.

Küçük bir not: Kaydedilmiş en uzun yakalama refleksiyle kendini taşıma süresi 2.5 dakikadır!!!!!!!!!!!!!!!!!

Doç Dr Barış Ekici, Çocuk Nörolojisi Uzmanı, cocuk-norolojisi.com

 

Serebral Palsili doğdu, Hacettepe Tıp’ı bitirip TUS’ta derece yaptı.

İzmir’de doğduğundan beri Serebral Palsi (Beyin Felci) hastalığı nedeniyle yürüyemeyen Mehmet Servet Şatıroğlu, engelleri aşarak doktor oldu.


Serebral Palsili doğdu, Hacettepe Tıp'ı bitirip TUS'ta derece yaptı

 

Medimagazin sitesinden güzel bir haber!!!

İzmir’de doğduğundan beri Serebral Palsi (Beyin Felci) hastalığı nedeniyle yürüyemeyen Mehmet Servet Şatıroğlu, engelleri aşarak doktor oldu. Koltuk değnekleriyle ayakta durabilen Şatıroğlu, engelli birçok insanı da hayata bağladı. Hiçbir engelin hayatı yaşamaya engel olmadığını söyleyen Şatıroğlu, “Engeller başarının önünde duramaz” dedi.

İzmirli 38 yaşındaki Mehmet Servet Şatıroğlu, doğumunda beynine yeterli oksijen gitmemesi nedeniyle beyin felci geçirdi. 3 büyük ameliyat geçiren Şatıroğlu, lisede yürüyemez hale geldi. Ailesi ve arkadaşlarının kendisinden ümidini kestiği sırada Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni kazandı. Şatıroğlu, mezun olduktan sonra girdiği Tıpta Uzmanlık Sınavı’nda ilk 300’e girdi. Hayalini kurduğu fizik tedavi uzmanı olan Şatıroğlu, şimdi kendisi gibi engeli bulunanları iyileştirmek için çalışıyor.

‘Geçmiş olsun Doktor Bey’

Hastalarının kendisini koltuk değnekleriyle gördüğünde, “Geçmiş olsun doktor bey” dediğini söyleyen Şatıroğlu, “Çoğu hastam fiziksel engelim olduğunu anlamıyor. Kaza geçirdiğimi düşünüyorlar. Bizim hastalık grubumuz zor. İyileşme için çok emek vermek gerekiyor.
Ama insanların hayata tutunması lazım” dedi. Üniversiteyi kazandığında birçok kişinin kendisine “Yapamazsın” dediğini belirten Şatıroğlu, “Üniversite benim hayata daha sıkı tutunmama yardımcı oldu.
Şu anda koltuk değneği kullanarak sınırlarımı bilerek yaşıyorum” diye konuştu.

Herşey engelliler için

Çocukluğundan beri hastanelerde tedavi gördüğü için doktorluğa ilgi duyduğunu söyleyen Şatıroğlu, “Hem engelim olduğu için, hem de engellilere yardım etmek için fizik tedavi dalını seçtim. Benim daha rahat yapabileceğim bir branş. Hayatımızın kıymetini bilmeliyiz. Sürekli engeli düşünüp depresyona girmek hayatı güzelleştirmiyor. Bir şekilde hayata gülümseyebilmek lazım” dedi.


Serebral Palsi (SP) çocukluk çağında görülen en sık sakatlık nedenidir. Gelişmekte olan beynin etkilenmesi sonucu motor ve postür bozukluğu ile karakterize heterojen bir hastalık grubudur. Yaşamın erken döneminde ortaya çıkan ilerleyici olmayan ancak zaman ile klinik tabloda değişkenlik gösteren statik bir hastalıktır. Daha çok batı kaynaklı çalışmalara göre prevelansı 1000 canlı doğumda 2 ile 3.6 arasındadır. SP oranı erken doğanlarda, zamanında doğanlara göre daha fazladır. Doğum ağırlığı ve gestasyon yaşı azaldıkça oran artmaktadır. SP’nin toplam sayısı 1970 yıllarından beri stabil kalmasına rağmen son yıllarda yoğun bakım ünitelerinin yaygınlaşması ve etkin kullanımı ile bazı çalışmalarda SP prevelansında azalma saptanmıştır. SP’nin etiyolojisi multifaktöryeldir. Son 20 yılda etiyolojik faktörlerde ve bizim bunları anlamamızda radikal değişiklikler olmuştur. Halen bilinen nedenler olguların az bir kısmını oluşturmaktadır. SP’nin bilinen nedenleri risk faktörlerinden ayırt edilmelidir. Tanı, ayrıntılı anamnez, fizik ve nörolojik muayene temelinde yapılmalıdır. Ayırıcı tanıda yavaş ilerleyici dejeneratif hastalıklar ekarte edilmelidir. Turkiye Klinikleri J PM&R-Special Topics 2009;2(2):8-12

 

Hamilelikte Doğru Beslenme İle Zeki Bebekler Mümkün mü?

Hamilelikte zeka geliştiren yiyecekler…


Çocuk nörolojisi doktoru
Hamilelikte Zeka Geliştiren Yiyecekler

Gelişmekte olan beynin beslenmesi anne karnında başlıyor. Beslenme sorunu olan bölgelerde bunun bebeklerin zekasına etki ettiği bilinen bir gerçek. Fakat bizim ülkemiz gibi daha iyi şartlara sahip olan bölgelerde bu sorun yanlış beslenme olarak karşımıza çıkıyor. Hamilelikte düşük karbonhidratlı beslenmenin önemi gittikçe daha iyi anlaşılırken, bu temel prensibin yanında özellikle tüketilmesi gereken gıdalar var.

  • Yağlı Balıklar… Haftada iki kez veya daha fazla omega 3 yönünden zengin balıkları tüketen hamilelerin bebeklerinin IQ’su anlamlı derecede yükseliyor.
  • Yumurta… İçerdiği kolin beyin gelişiminde rol oynuyor, ayrıca demir yönünden zengin olması düşük kilolu doğumları önlüyor.
  • Yoğurt… Yüksek protein içeriği ve barsak florasını düzenlemesi önemli. Barsak florası son dönemlerde otizm ile ilişkilendiriliyor.
  • Baklagiller… Kan şekerini ani yükseltmeden düzenliyor ve yüksek demir içeriğiyle beyin gelişimine katkı sağlıyor.
  • Yaban Mersini… Yüksek antioksidan içerdiği için beyin gelişimini destekliyor.
  • Peynirler… D vitamini kaynağı… D vitamini eksikliğinin bir çok beyin hastalığına yol açtığı biliniyor… Güneşlenme de ihmal edilmemeli.
  • İyotlu Tuz.. İyot eksikliğinin zeka gelişimine zarar verdiği biliniyor.Özellikle ilk 3 ay önemli.
  • Yeşil sebzeler… Folik asit içeren ıspanak-pazı gibi sebzeleri tüketilmesi otizm, spina-bifida gibi nörolojik hastalıklara karşı koruyucu.

Doç Dr BarışEkici. www.cocuk-norolojisi.com

18 Aylığım ve Ben de Buradayım!!!

18 aylık bebeklerin nörolojik gelişimi üzerine, çocuk nörolojisi doktorunun paylaşımı…


seamus-18months-old-having-a-baby-762193_596_879
Ben 18 aylığım
Bebeğimizi önce oturtup sonra yürüttük. Şimdi onun kendini göstermesinin zamanı geliyor. 18. ay, bebekler için iletişimsel bir dönüm noktası. Artan öz güvenleriyle kişiliklerinin ilk ipuçları da ortaya çıkmaya başlıyor…
Peki, On sekiz aylık çocuk neler yapabilir?
İleriye doğru, yanlamasına ya da arkaya yürüyebilir.
İpe bağlı bir oyuncağı çekebilir, itebilir veya oyuncak kamyonuna binebilir.
Koşabilir ama hâlâ sık sık düşer.
Yürürken oyuncak taşımayı sever.
Elinden tutulduğunda yavaşça merdivenden yukarı çıkabilir.
Tahta küplerden üçlü kuleler yapar.
Başta annesi olmak üzere tanıdık yetişkinlere duygusal açıdan hâlâ bağımlıdır.
Bebeğine yemek yedirme, onu uyutma gibi basit günlük faaliyetlerden bazılarını kendince taklit eder.
On iki-on sekiz aylarda 30 civarında sözcük söyleyebilir.
On altı-yirmi aylarda yaklaşık 50 sözcük kullanabilir.
Belli eşyaları belli yerlerde bulmayı, belli zamanlarda belli şeylerin olmasını bekler.
Sürekli yeni şeyler dener, öğrendiklerini uygular.
Bir nesne o an ortamda olmasa bile onun adını hatırlayabilir.
On sekiz aylık çocukların gelişimi nasıl desteklenebilir?
Oyuncakları itip çekerek ona model olunabilir. Giyinip soyunma, yemek yeme gibi faaliyetleri kendi başına yapması teşvik edilebilir.
Merdiven çıkarken elinden tutulabilir.
Diğer çocuklarla bir arada olması ve onlarla oynaması sağlanabilir.
Çocukla baskısız ve kaygısız biçimde konuşulmalıdır.
Resimli kısa hikâye kitabı okunabilir, bebeğin bildiği nesnelerin adı söylenerek kitapta
göstermesi istenebilir. Örneğin “ Aaa bak burada senin oyuncak arabandan var? Kırmızı renkte ama bizimkisi mavi” gibi ifadelerde bulunulabilir.
İki komut içeren cümleler söylenebilir. Örneğin “Bebeğini al, yanıma gel.” gibi cümleler
kurabilir.
Çocukla mümkün olduğunca çok konuşulmalıdır. Örneğin “Bakalım tabakta kaç bisküvi var? 1,2, 3. Evet 3 bisküvi var.” gibi cümlelere ile iletişim yürütülebilir

9-12 aylık bebekler… Yürüme zamanı…

Çocuk Nörolojisi, Doç Dr Barış Ekici’nin bebek gelişimi ve desteklenmesi üzerine yazısıdır.


çocuk nörolojisi uzmanı barış ekici 9 aylık bebek gelişimini özetliyor
Ben 9 aylığım…

Bebeğimizi büyütüyoruz. Önceki yazıda 6. ayın önemine değinmiştik. Şimdi ise 9 ay ve sonrasına bakıyoruz.

Dokuz aylık bebek neler yapabilir?

  • Eşyalara tutunarak ayağa kalkabilir.
  • Yerde tek başına ve desteksiz 15 dakika oturabilir.
  • Yerde yuvarlanır. Bir o yana bir bu yana dönerek ilerler.
  • Emeklemeye çalışır.
  • Belli insanlara bağlanır. Kendisine bakan kişiyi hep yanında ister.
  • Baba, mama gibi iki heceli sesler çıkartır.
  • Oynadığı bir oyuncağın üstüne örtü örtüldüğünde arar.

 

 Dokuz aylık bebeklerin gelişimi nasıl desteklenebilir?

  • Ata biner gibi dize oturtularak bazı oyunlar oynatılabilir. Böylece bebek hareket ederken beden duruşunu ayarlamayı öğrenir.
  • Oyuncağı biraz yüksek bir yere (örneğin kanepenin üstüne) konulur ve böylece tutunarak kalkması, oyuncağı alması sağlanabilir.
  • Mama sandalyesi, koltuk, sedir vb. yüksek bir yerde otururken aşağı güvenle fırlatabileceği küçük oyuncaklar verilebilir.
  • Yanından ayrılırken onu öpüp “Allahaısmarladık” denebilir. Yanına gidildiğinde özel bir şekilde selamlatılabilir. Bu tür tepkiler bebeğin sosyalleşmesine yardımcı olur.
  • Bebekle açık ve anlaşılır biçimde konuşup tepki vermesi sağlanabilir.
  • Severek oynadığı oyuncak ondan alınıp ucu görünecek şekilde örtünün altına konulabilir. Bebek, örtüyü kaldırıp oyuncağı bulursa ödüllendirilebilir. Bulamazsa oyuncak örtünün altından çıkartılıp gösterilebilir. Tekrar aynı şekilde saklanıp bulması beklenebilir.

 

On iki aylık bebek neler yapabilir?

  • Destek almadan bir süre ayakta durabilir.
  • Tek elinden tutulduğunda yürür.
  • Yabancı insan ve yerlere ilişkin korku ve tepkileri artabilir.
  • “Hayır” dendiğinde yapacaklarından vazgeçebilir.
  • El sallayabilir.
  • Günlük alışkanlıklar kendini güvende hissetmesine, değişiklikler ise huzursuzluk yaşamasına neden olabilir.
  • On iki-on sekiz ay arasında ilk anlamlı sözcüklerini kullanmaya başlar. Örneğin “fu” diyerek su isteyebilir.
  • Semboller kullanmaya başlar. Örneğin gezme yerine “atta” diyebilir.

On iki aylık bebeklerin gelişimi nasıl desteklenebilir?

  • Anne babaya yürüyerek gelmesi için teşvik edilebilir.
  • Eşyalar birbirlerinden uzaklaştırılarak arayı tutunmadan yürümesi sağlanabilir.
  • Evdeki eşyaların bebek ayağa kalkmak için tutunduğunda devrilmeyecek türden olması sağlanmalıdır.
  • Yürümeye yeni başlayan çocuk bir süre sık sık düşeceği için, evde onun zarar görmesini engelleyecek önlemler alınmalıdır. Örneğin köşeli eşyalar kaldırılmalı ya da köşeleri sünger ve benzeri malzemeyle kaplanarak güvenli hâle getirilmelidir.
  • Tatil vb. bir sebeple evden uzaklaşmak gerekirse çocuğun alıştığı eşyalar birlikte götürülebilir.

Bebeğin kullandığı semboller yetişkinler tarafından kullanılmamalıdır. Örneğin bebek araba yerine “düt” dediğinde “Evet o bir araba” denebilir

6 aylık olmak… Bebeklerin dönüm noktası!

6 aylık bebekler neler yapabilir? Gelişimleri nasıl desteklenir?


Genellikle çocuk nörolojisi hastalıklarından bahsettiğim bloğumda biraz da sağlıklı çocuğun nörolojik gelişimine değinmek istiyorum. Çocuk Nöroloji Kliniğinden Pedagog Sezen Hanımla mini bir söyleşi yayınlıyorum…

f6bddcb510b72799f8a464637a3b149c
Ben 6 aylığım…

Sezen Hanım, neden 6 aylık olmak bu kadar önemli?

Bebeklerin motor-kişisel gelişimi 6. ayda hızlanmaya başlar. Altı aydan sonra bebekler artık yavaş yavaş bağımsız oturmaya başlamıştır ve bu ayla beraber bebekler bir eliyle nesneyi tutarken diğer eliyle manipüle edebilmeyi öğrenir. Bebekler ilk kez bu ayda kendi ismini bilir ve kendisine seslenildiğinde sesin geldiği yöne doğru döner. Aslında dikey ve bireysel yaşamın ilk filizlenmeleri bu ayda başlar.

Altı aylık bebek neler yapabilir?

  • Koltuk altından tutulduğunda başını dik tutabilir, beden ağırlığının çoğunu taşıyabilir.

  • Beşikte ya da bebek sandalyesinde destekle oturur, çevresine bakmak için başını sağa sola çevirir.

  • Onu kucağına almaya çalışan kişiyi ayaklarıyla itmeye çalışır, hatta kendi kendine kalkma girişimlerinde bulunur.

  • Hareket ederken sırtını dik tutar ve dengesini sağlar.

  • Avuçla kavrarken tüm elini kullanır.

  • Her şeyi ağzına götürür. Bu sayede dış dünyayı tanı- maya başlar.

  • Tanıdığı kişilere daha çok gülümser. Onların yanında sakinleşir.

  • Bağlılık geliştireceği kişileri seçmeye başlar. Yaklaşık sekizinci. Aydan itibaren yabancılara yönelik açık bir çekingenlik sergiler.

  • Tek heceli sesler çıkartmaya başlar.

  • Eğleniyorken neşe çığlıkları atar.

  • Kızdığında bağırır.

  • Gördüğü nesneyi almak için uzanır.

  • Bilerek yaptığı yeni davranışlar edinir.

Altı aylık bebeklerin gelişimi nasıl desteklenebilir?

  • Dışarıya çıkarken ya da alışveriş yaparken bebek bir kanguru aracılığıyla taşınabilir. Bebek bu sayede kendisini annenin beden hareketlerine uydurmayı öğrenebilir. Ayrıca nefes alıp vermesini anneye göre ayarlayabilir.

  • 10 dakikayı aşmamak kaydıyla sırtını ve yanlarını destekleyerek oturması sağlanabilir.

  • Farklı yönlerden seslenilerek değişik pozisyonlara dönmesi sağlanabilir.

  • Yüzükoyun konumda yatarken biraz uzağa sevdiği oyuncak konulur ve oraya doğru sürünerek gitmesi sağlanabilir. Bu esnada vücudunu hareket ettirebilmesi için tabanlarından destek verilmelidir.

  • Çocuğun uzanabileceği mesafelerde tehlikeli olabilecek küçük nesneler bulundurulmamalıdır.

  • Bebek yabancılardan tedirgin olmaya başladığında, tanımadığı kişilerin kucağına verilmemelidir

  • Mutsuz olduğunda yalnız bırakılmamalıdır.

  • Bebeğin çıkarttığı sesler tekrar edilebilir.

  • Yumuşak bir sesle çocuk şarkıları ya da ninni söylenebilir.

  • Kimlik duygusunun gelişimine yardımcı olmak için aynada yansıması gösterilebilir.

  • Adı yüksek sesle söylenip dikkat çekilebilir.

Doç Dr Barış Ekici, http://www.cocuk-norolojisi.com

 

Gebelikte Antidepresan Kullanımı Otizme Yol Açıyor.

Çocuk Nörolojisi Uzmanı Dr Barış Ekici gebelikte ilaç kullanımı ve otizm ilişkisi üzerine yeni bir araştırmanın sonuçlarını paylaşıyor. Çocuk Nöroloji Kliniği


çocuk nörolojisi gebelite alınacak önlemler, çocuk nöroloji doktoru barış ekici
Gebelikte Antidepresan Kullanımı ve Otizm İlişkisi

Amerikanın en saygın tıp dergilerinden JAMA’da bugün yayınlanan bir yazı ilk kez gebelikte antidepresan kullanımı ve otizm ilişkisinin oldukça güçlü olduğunu gösterdi.

SSRı antidepresanlar…. Yani Prozac, Paxil, Lustral gibi neredeyse en sık kullanılanlar ve onların benzerlerinin gebeliğin 2. veya 3. trimesterinde kullanımının otizmli bebek sahibi olma riskini iki kat artırdığı düşünülüyor.

145,456 gebelik ve çocuğun 10 yıllık izlem sonuçları bu çocuklarda 1.054’ünün 4.5 yaşın geldiklerinde otizm tanısı aldıklarını gösterdi. Bu sonuçlar gebeliğin son 6 ayında antidepresan kullanan kadınların çocukların otizm riskini %87 artığını ortaya koydu.

Bu ilişki daha önce bazı çalışmalarda gösterilse de, artmış riskin depresyonun kendisinden mi kaynaklandığı anlaşılamamıştı. Antidepresanların serotonin isimli beyin kimyasalı üzerine yaptıkları etkinin gelişmekte olan bebeğin beynini etkilediğini söyleyen bilim adamları gebelikte depresyonla başa çıkmanın egzersiz ve psikoterapi gibi ilaç dışı yöntemleri olduğunu vurguluyorlar.

Doç Dr Barış Ekici, http://www.cocuk-norolojisi.com

 

 

 

Bebeğimin Zekasını nasıl artırırım?


çocuk nörolojisi, çocuk epilepsi, bebek epilepsi, pediatrik nöroloji

Geçen hafta anne sütü ile beslenme ve zeka ile ilişkili paylaşımım sonrasında gelen yorum ve eleştiriler, bu konuya daha çok eğilmem gerektiğini gösterdi. Anladığım kadarıyla herkes en zeki bebeğin kendisinin bebeği olmasını istiyor.

O zaman en zeki bebeğe sahip olmak için yapmamız gerekenleri bilimsel çalışmaların ortaya koyduklarıyla sıralayalım.

Önceden uyarmalıyım, hiç bir şey genetik potansiyelin önüne geçemez!!! Sizin bebeğinizde Einstein genetiği varsa bunları yapmasanız da yine Einstein olacaktır.

10 İpucu için Tıklayınız

 

 

Zeki Bebekler için 1o İpucu

Zeki bebeklere sahip olmak için yapabilecekler. Çocuk Nörolojisi Uzmanı Dr Barış Ekici’nin önerileri.


  1. Doğum zamanını planlamayın, araştırmalar 39 hafta tamamlanmadan önce yapılan doğumların bebeğin beyin gelişimini etkileyebileceğini gösteriyor.
  2. Hamileliğinizin erken döneminden itibaren, mümkünse öncesinden demir takviyesi kullanın.
  3. Anne sütü
  4. Hamilelikte ve bebeğinizi emzirirken Omega 3 ve Omega 6 yağları içeren yiyecekler tüketin.
  5. Bebeğininiz kaliteli gece uykusu uyumasını sağlayın. Gündüz uykusu gece uykusunun yerini tutmuyor…
  6. Evcil hayvanlar ile oynamanın çocukların sosyal zeka gelişimini desteklediği gösterilmiştir.
  7. Üç yaş altındaki çocukların tek başına uzun süre ekran karşısında kalmamasına özen gösterin.
  8. Bebeğinizle oyun oynayın. Araştırmalar bebeklerin zeka geliştirici oyuncaklar ile oynarken ebeveyn tarafında motive edilmesi gerektiğini göstermiş.
  9. Hamilelik döneminde yoğun trafik olan bölgelerden uzak kalmaya çalışın. Egsoz gazı solumaktan kaçının.
  10. Bebekleri kurşun içeren oyuncaklardan koruyun. Kanda hafif artmış kurşun düzeyleri bile zeka sorunlarına yol açabilir.

Diğer Yazılarım için Tıklayınız