İkiz Bebek Deneyi…


Doç Dr Barış Ekici, Çocuk Nörolojisi Doktoru

1932’de Myrtle  Mc Graw tarafından Johnny ve Jimmy isimli ikizler üzerinde 6 yıllık bir izlem çalışması planlandı.  İkizlerden biri fiziksel egzersizlerle desteklendi. Amaç daha başarılı, atletik bir çocuk yetiştirilmesi idi.

İkizler 2 yaşına geldiklerinde desteklenen bebek Johnny motor performans ve algısal olarak hafif daha başarılı olsa da 6 yaşına geldiklerinde aralarında bir fark kalmamıştı. Kendi doğal gelişimine bırakılan bebek Jimmy sonunda Johnny’i yakalamıştı.Bu çalışma o zaman kamuoyu tarafından ilgiyle izlenmişti.

Küçük bir not: Kaydedilmiş en uzun yakalama refleksiyle kendini taşıma süresi 2.5 dakikadır!!!!!!!!!!!!!!!!!

Doç Dr Barış Ekici, Çocuk Nörolojisi Uzmanı, cocuk-norolojisi.com

 

Hastam Muayene Ederken Bana “BABA” Dedi!!!


Çocuk Nörolojisi Uzmanı Dr Barış Ekici

Çarpıcı başlığın sizi çekerek okuduğunuz bu durum biz çocuk doktorlarının sık başına gelen bir olaydır aslında. Yaşına daha yeni girmiş bir hastamın dil gelişimini sorgularken 2 haftadır “baba” dediği annesi tarafında ifade edilmişti. Ben bu durumun iyi bir gelişme olduğunu onaylayıp bebeği muayane etmeye başladığımda bebek bana dikkatlice odaklandı ve bana bakarak “baba” dedi.

Annesi araya girip….Aslında Erkeklere “baba” diyor diye düzeltti.

Bebekler kelimeleri ilk öğrenirken onlara geniş anlamlar yükleme eğilimindedir. “Baba” kelimesi de ilk başta bebek tarafında “Yetişkin erkek” olarak algılanmıştır. Zaman içinde dil hakimiyeti artacak ve sadece babasına “baba” denildiğini öğrenecektir.

Bunun tam tersinin geçerli olduğu durunlarda mümkündür. Mesela, babasıyla top oynayan bir kız çocuğu babası ona topu attığında “Top” diyerek bir sevinç çığlığı atmıştır. Heyecanlanan baba bu kelimeyi annesinin önünde tekrar etmesi için bebeğe topu göstererek ne olduğunu sorduğunda bebek ona yanıt vermemiştir. Bu olaydan bir kaç gün sonra parkta annesi, bebeğe topu attınca yine “Top” diye bağıracağına şahit olacaktır.

Burada bebek “Top” kelimesine kendine doğru atılan top anlamı yüklemiştir ve “Top” kelimesini bu anlamda kullanmaktadır. İlerleyen zamanda bu kelimenin eyleme değil topa ait olduğunu fark edecektir.

Doç Dr Barış Ekici, Çocuk Nörolojisi Uzmanı, http://www.cocuk-norolojisi.com

Serebral Palsili doğdu, Hacettepe Tıp’ı bitirip TUS’ta derece yaptı.

İzmir’de doğduğundan beri Serebral Palsi (Beyin Felci) hastalığı nedeniyle yürüyemeyen Mehmet Servet Şatıroğlu, engelleri aşarak doktor oldu.


Serebral Palsili doğdu, Hacettepe Tıp'ı bitirip TUS'ta derece yaptı

 

Medimagazin sitesinden güzel bir haber!!!

İzmir’de doğduğundan beri Serebral Palsi (Beyin Felci) hastalığı nedeniyle yürüyemeyen Mehmet Servet Şatıroğlu, engelleri aşarak doktor oldu. Koltuk değnekleriyle ayakta durabilen Şatıroğlu, engelli birçok insanı da hayata bağladı. Hiçbir engelin hayatı yaşamaya engel olmadığını söyleyen Şatıroğlu, “Engeller başarının önünde duramaz” dedi.

İzmirli 38 yaşındaki Mehmet Servet Şatıroğlu, doğumunda beynine yeterli oksijen gitmemesi nedeniyle beyin felci geçirdi. 3 büyük ameliyat geçiren Şatıroğlu, lisede yürüyemez hale geldi. Ailesi ve arkadaşlarının kendisinden ümidini kestiği sırada Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni kazandı. Şatıroğlu, mezun olduktan sonra girdiği Tıpta Uzmanlık Sınavı’nda ilk 300’e girdi. Hayalini kurduğu fizik tedavi uzmanı olan Şatıroğlu, şimdi kendisi gibi engeli bulunanları iyileştirmek için çalışıyor.

‘Geçmiş olsun Doktor Bey’

Hastalarının kendisini koltuk değnekleriyle gördüğünde, “Geçmiş olsun doktor bey” dediğini söyleyen Şatıroğlu, “Çoğu hastam fiziksel engelim olduğunu anlamıyor. Kaza geçirdiğimi düşünüyorlar. Bizim hastalık grubumuz zor. İyileşme için çok emek vermek gerekiyor.
Ama insanların hayata tutunması lazım” dedi. Üniversiteyi kazandığında birçok kişinin kendisine “Yapamazsın” dediğini belirten Şatıroğlu, “Üniversite benim hayata daha sıkı tutunmama yardımcı oldu.
Şu anda koltuk değneği kullanarak sınırlarımı bilerek yaşıyorum” diye konuştu.

Herşey engelliler için

Çocukluğundan beri hastanelerde tedavi gördüğü için doktorluğa ilgi duyduğunu söyleyen Şatıroğlu, “Hem engelim olduğu için, hem de engellilere yardım etmek için fizik tedavi dalını seçtim. Benim daha rahat yapabileceğim bir branş. Hayatımızın kıymetini bilmeliyiz. Sürekli engeli düşünüp depresyona girmek hayatı güzelleştirmiyor. Bir şekilde hayata gülümseyebilmek lazım” dedi.


Serebral Palsi (SP) çocukluk çağında görülen en sık sakatlık nedenidir. Gelişmekte olan beynin etkilenmesi sonucu motor ve postür bozukluğu ile karakterize heterojen bir hastalık grubudur. Yaşamın erken döneminde ortaya çıkan ilerleyici olmayan ancak zaman ile klinik tabloda değişkenlik gösteren statik bir hastalıktır. Daha çok batı kaynaklı çalışmalara göre prevelansı 1000 canlı doğumda 2 ile 3.6 arasındadır. SP oranı erken doğanlarda, zamanında doğanlara göre daha fazladır. Doğum ağırlığı ve gestasyon yaşı azaldıkça oran artmaktadır. SP’nin toplam sayısı 1970 yıllarından beri stabil kalmasına rağmen son yıllarda yoğun bakım ünitelerinin yaygınlaşması ve etkin kullanımı ile bazı çalışmalarda SP prevelansında azalma saptanmıştır. SP’nin etiyolojisi multifaktöryeldir. Son 20 yılda etiyolojik faktörlerde ve bizim bunları anlamamızda radikal değişiklikler olmuştur. Halen bilinen nedenler olguların az bir kısmını oluşturmaktadır. SP’nin bilinen nedenleri risk faktörlerinden ayırt edilmelidir. Tanı, ayrıntılı anamnez, fizik ve nörolojik muayene temelinde yapılmalıdır. Ayırıcı tanıda yavaş ilerleyici dejeneratif hastalıklar ekarte edilmelidir. Turkiye Klinikleri J PM&R-Special Topics 2009;2(2):8-12

 

Çocuklarda zeka gelişiminin göstergeleri

Çocuklarda zeka gelişimi ile ilgili ailelerin çok fazla endişe duyduğunu dile getiren Çocuk Nörolojisi Uzmanı Doç. Dr. Barış Ekici


Çocuklarda zeka gelişimi ile ilgili ailelerin çok fazla endişe duyduğunu dile getiren Çocuk Nörolojisi Uzmanı Doç. Dr. Barış Ekici,“Zeka geriliğini bir çocukta tanımlamak için 6 yaş bizim için çok önemli” dedi ve ekledi: “6 yaşından önce çocuklarda zeka geriliği tanımını kullanmıyoruz. Onun yerine gelişimsel gerilik, bilişsel gerilik gibi tanımlar kulanıyoruz.”

Doç. Dr. Ekici, “Bir çocuğun size 2 aylıkken sosyal gülüp bakması, sizi takip etmesi, 3 aylıkken elini ağzına götürmeye başlaması, 4,5 – 5 aylıkken bir şeye uzanmaya başlaması bile çocuklarda zeka gelişiminin göstergeleridir” açıklamasında bulundu.

Doç. Dr. Ekici, zeka gelişiminin takip edilmesinde önemli olan noktanın; çocukların belirli aralıklarla zeka tarama testlerine tabi tutulması olduğunu belirtti.

Daha detayı bilgi için videomuzu izleyebilirsiniz…

KadınveKadın.net’ten alıntılanmıştır

Landau Kleffner Sendromu Otisitk Gerileme için Model Hastalık Olabilirmi?

Otizm ve Landau Kleffner Sendromu…


otizm eeg çocuk nörolojisi

Landau Kleffner Sendromu (LKS) erken çocukluk döneminde edinilmiş epileptik afazi ile giden durumdur. Otistik gerileme gösteren çocuklardan bazılarının LKS olabileceği tartışılan bir konudur. Landau Kleffner Sendromu bir ucunda selim sentro-temporal epilepsilerin olduğu hastalık yelpazesinin ciddi ucunda değerlendirilmektedir. Konuşma alanlarını etkileyen yoğun epileptik deşarjların alıcı dilde bozulmaya ve gerileme yol açtığı öne sürülmüştür.  Epileptik ensefalopati grubunda değerlendirlen LKS dil alanı ile birlikte diğer bilişsel süreçlerde de bozulmaya yol açmaktadır.

Otizmli çocuklarda yapılan elektroensefalografi incelemelerin altında yatan neden bu benzerliğin ortaya çıkarılmasıdır. Otizmli çocuklarda tipik LKS elektroensefalografik bulguları çok nadiren saptanabilir. LKS’unda özellikle uykuda yoğunlaşan fokal veya jeneralize epileptiform deşarjların perisliviyan bölge veya süperior temporal alanda yoğunlaştıkları , frontal bölgelere yayılabildikleri bilinmektedir. Bu çocukların öyküleri dikkatli değerlendirildiğinde gerileme dönemi öncesinde hafif bilişsel geriliğin varlığı saptanabilir. Otistik gerilemenin aksine LKS’li olgular dalgalı bir seyir izlemekte ve gerileme atakları birden fazla olabilmektedir. Gerileme otizmden daha geç, genellikle 3-5 yaş aralığında belirginleşmektedir. Otizm tanısıyla izlenen ve ileri yaşlarda tekrar gerileme atakları tarifleyen olgularda LKS’unda şüphelenmek gereklidir.

Alıcı dil bozukluğu olan küçük çocuklar ismine bakmama, sözel iletişime girmeme gibi otistik belirtiler gösterdiği için otizm tanısı  alabilmektedirler. İlerleyen yaşlarda çocukların sözel olmayan iletişimdeki becerileri tanının sorgulanmasına yol açmaktadır. Bu çocuklar işitme engellilere yönelik özel eğitim programlarından fayda görebilir ve işaret diliyle iletişim kurabilir hale gelebilirler (1).

1.Deonna T, Roulet-Perez E. Early-onset acquired epileptic aphasia(Landau-Kleffner syndrome, LKS) and regressive autistic disorders with epileptic EEG abnormalities: the continuing debate. Brain Dev. 2010 Oct;32(9):746-52.


	

Otistik Gerileme ve Beyin Hacmi

Otizmde beyin hacmi nasıl değişiyor?


otizm beyin hacmi
Otizmde beyin hacmi

Otistik gerilemeye yol açan nedenleri ortaya koymak için bu duruma eşlik eden diğer özelliklerin tanımlanması önem taşımaktadır. Otizmli çocukların bir grubunun baş çevrelerinin  yaşıtlarına oranla daha büyük olduğu bilinmektedir. Otizmli çocukların doğumdan itibaren baş çevrelerinin ve 3 yaşında tüm serebral hacimlerinin manyetik rezonans görüntüleme ile değerlendirildiği bir çalışmada, gerileme gösteren erkek çocukların %22 sinde makrosefali saptanırken bu oran gerileme göstermeyen otizmli erkek çocuklarda %5 olarak saptanmıştır. Gerileme gösteren erkeklerin 3 yaşında beyin hacimlerinin %6 daha büyük olduğu hespalanmıştır. Baş çevresi ölçümleri değerlendirildiğinde, beynin hızlı büyümesinin 4-6 aylıkken başladığı fark edilmiştir. Kız çocuklarında otistik gerileme ile başçevresi arasında bağlantı saptanmazken, çalışmanın yazarları bu durumu kızlarda otizmin farklı nedenlerde kaynaklanmasına bağlamışlardır.

Sonuçları değerlendirirken yazarlar beyin gelişimindeki farklılığın 4-6 aylarda, aşılanmalarla benzer zaman diliminde başladığını, dolayısıyla bir nedenselliğin söz konusu olabileceğini speküle etmişlerdir. Oysa ki benzer aşılanma programı uygulanan kız çocuklarda otistik gerilemeye başçevresi büyümesi eşlik etmemiştir (1).

Doç Dr Barış Ekici, http://www.cocuk-norolojisi.com

  1. Christine Wu Nordahl,Nicholas Lange,Deana D. Li, et al.Brain enlargement is associated with regression in preschool-age boys with autism spectrum disorders. PNAS 2011;108(50): 20195-200

18 Aylığım ve Ben de Buradayım!!!

18 aylık bebeklerin nörolojik gelişimi üzerine, çocuk nörolojisi doktorunun paylaşımı…


seamus-18months-old-having-a-baby-762193_596_879
Ben 18 aylığım
Bebeğimizi önce oturtup sonra yürüttük. Şimdi onun kendini göstermesinin zamanı geliyor. 18. ay, bebekler için iletişimsel bir dönüm noktası. Artan öz güvenleriyle kişiliklerinin ilk ipuçları da ortaya çıkmaya başlıyor…
Peki, On sekiz aylık çocuk neler yapabilir?
İleriye doğru, yanlamasına ya da arkaya yürüyebilir.
İpe bağlı bir oyuncağı çekebilir, itebilir veya oyuncak kamyonuna binebilir.
Koşabilir ama hâlâ sık sık düşer.
Yürürken oyuncak taşımayı sever.
Elinden tutulduğunda yavaşça merdivenden yukarı çıkabilir.
Tahta küplerden üçlü kuleler yapar.
Başta annesi olmak üzere tanıdık yetişkinlere duygusal açıdan hâlâ bağımlıdır.
Bebeğine yemek yedirme, onu uyutma gibi basit günlük faaliyetlerden bazılarını kendince taklit eder.
On iki-on sekiz aylarda 30 civarında sözcük söyleyebilir.
On altı-yirmi aylarda yaklaşık 50 sözcük kullanabilir.
Belli eşyaları belli yerlerde bulmayı, belli zamanlarda belli şeylerin olmasını bekler.
Sürekli yeni şeyler dener, öğrendiklerini uygular.
Bir nesne o an ortamda olmasa bile onun adını hatırlayabilir.
On sekiz aylık çocukların gelişimi nasıl desteklenebilir?
Oyuncakları itip çekerek ona model olunabilir. Giyinip soyunma, yemek yeme gibi faaliyetleri kendi başına yapması teşvik edilebilir.
Merdiven çıkarken elinden tutulabilir.
Diğer çocuklarla bir arada olması ve onlarla oynaması sağlanabilir.
Çocukla baskısız ve kaygısız biçimde konuşulmalıdır.
Resimli kısa hikâye kitabı okunabilir, bebeğin bildiği nesnelerin adı söylenerek kitapta
göstermesi istenebilir. Örneğin “ Aaa bak burada senin oyuncak arabandan var? Kırmızı renkte ama bizimkisi mavi” gibi ifadelerde bulunulabilir.
İki komut içeren cümleler söylenebilir. Örneğin “Bebeğini al, yanıma gel.” gibi cümleler
kurabilir.
Çocukla mümkün olduğunca çok konuşulmalıdır. Örneğin “Bakalım tabakta kaç bisküvi var? 1,2, 3. Evet 3 bisküvi var.” gibi cümlelere ile iletişim yürütülebilir

Bebekleri sıcak su ile yıkamak epilepsi (Sara) nöbetine yol açabilir!!!


çocuk nörolojisi, bebek epilepsi, çocuk epilepsi, pediatrik nöroloji

Epilepsi, bir başka deyişle sara krizleri, bazen hiç akla gelmeyen nedenlerden kaynaklanabilir. Refleks epilepsi denilen bu durumlarda bir koku, ışık yansımaları hatta yemek yemek gibi uyaranlar sara krizlerini tetikler. Sıcak su epilepsisi de bu refleks sara krizlerinden biridir.

Ülkemizde ve müslümanların yaşadığı güney hindistanda sık görüldüğü bildirilmektedir. Bunun nedeni genetik yatkınlık yanında, yıkanırken sıcak suyun tasla vücuda dökülmesine bağlanmaktadır. Sıcak su dolu tas birden çok miktarda suyun baş, boyun ve gövdeye temas etmesine yol açar. Beynin bu geniş alandan aldığı uyarının sara krizini tetiklediği düşünülmektedir.

Sıcak suyu epilepsisi genellikle bebeklik ve çocukluk çağında ortaya çıkar. Çocuk yıkandıktan sonra dalgınlaşır, bazen banyo esnasında gözleri kayıp bayılır. Bu anormal durumda tanıda gecikmeler yaşanabilir, çünkü bir çok hasta banyo dışında tamamen normaldir. Tetkikler de tanıda yardımcı olmaz.

Tanı konabilmesi için daha önce benzer hasta ile karşılaşmış hekime rastgelene kadar biraz uğraşmak gerekir… Çoğu kez de tedavisi çok basittir. Hastaya ılık su ile yıkanmasını önerirsiniz. Kışın biraz üşür ama ilaç kullanmasına gerek kalmaz.

Doç Dr Barış Ekici, Çocuk Nörolojisi Uzmanı, http://www.cocukbeyingelisimi.com

Alzheimer İlaçları Otizmde Kullanılabilir mi?

Çocuk Nörolojisi doktoru Doç Dr Barış Ekici tarafından otizm ve otizmli çocuklar hakkında bir paylaşım.


otizmdoktoru, pediatrik nöroloji, çocuk nörolojisi
Pediatrik Nöroloji Kliniği

Otizm spektrum bozukluğu Amerikada 68 çocuktan birinde görülüyor. Bu kadar sık görülen bir hastalık için Amerikan İlaç Denetim Birimi sadece risperdon ve aripiprazol için kullanım onayı vermektedir. Bu iki ilacında otizmin ana şikayetlerine değil, huzurusuz ve hırçınlık için faydalı olduğu biliniyor. Bu durum Amerikada bile otizm için onaylanmamış ilaçların bu çocuklarda kullanılmasına yol açıyor, ki bunların bir kısmı aslında Alzheimer için üretilen ilaçlar. Alzheimer ile Otizm arasında benzerlikler olabileceği bir süredir tartışılan bir konu.

Otizmli hastaların beyin dokuları incelediğinde kolinerjik sisteme ait bozukluklar tespit ediliyor. Özellikle nikotinik reseptör adı verilen yapıların miktar veya fonksiyon kaybı suçlanıyor. Glutamat metabolizması ile ilgili olarak, beyinde artmış glutamat piklerinin sosyal iletişim ve etkileşim bozukluğuyla ilişkili olduğu öne sürülüyor.

Çalışmalar özellikle iki molekül üzerinde yoğunlaşıyor. Galantamine ve Memantine.

Galantamine asetilkolinesteraz inhibitörü ve nikonitik reseptör antagonisiti. Beyinde azalan asetil kolini artırıyor ve nikotinik reseptörleri uyararak, kolinerjik sistem dengesizliğini gideriyor. Risperidonla beraber kullanılabileceğini düşünen bilim adamları var. Yapılan 4 kontrollü çalışmada da otizmli çocuklarda iyileşmeler saptanmış.

Memantin ise NMDA denilen reseptörlerle etkileşime girerek beyindeki glutamatı düzenliyor, hafıza ve öğrenmeye yardımcı oluyor. Yapılan 9 kontrolü çalışmanın sekizinde pozitif sonuçlar elde edilmiş.

Doç Dr Barış Ekici

İki Dakikanızı Ayırın!!!! 7 soruda Otizm testi (18-36 ay arası bebekler için).

Çocuk Nörolojisi doktoru Doç Dr Barış Ekici tarafından otizm ve otizmli çocuklar hakkında bir paylaşım.


otizmtesti, otizm doktorui pediatrik nöroloji, çocuk nörolojisi

  1. Çocuğunuzla bir-iki saniyeden daha uzun süreli göz teması (gözünüzün içine bakması) kurabiliyor musunuz?
  2. Çocuğunuzu ismiyle çağırdığınızda size yanıt verir mi? (Çocuğunuzun dikkatini hareketlerinizle çekmeden, sadece ismiyle çağırdınızda)
  3. Çocuğunuz diğer çocuklarla ilgilenir mi? (Çocuklarla oynar mı, oysa kendi dünyasındaymış gibi mi davranır ?)
  4. Çocuğunuza aynı odada bulunan bir eşyayı (örneğin,oyuncağı)işaret ettiğinizde veya bir şeye baktınızda, gösterdiğiniz eşyaya veya baktığınız noktaya bakar mı? (İşaret ederken elinize bakması geçerli değildir!!)
  5. Çocuğunuz bazı şeyleri (eşyalar, oyuncaklar gibi) göstermek için size getirir mi?
  6. Çocuğunuz sizi taklit eder mi ?
  7. Çocuğunuz hiç hayali oyun oynar mı? (Örneğin telefonu alıp karşısında biri varmış gibi konuşur mu veya oyuncak bebeğinin altını temizler gibi yapar mı?

Bu 7 sorudan 2 yada daha fazlasına HAYIR yanıtı veriyorsanız çocuğunuzun Otizm açısından değerlendirilmesi önerilir.

Doç Dr Barış Ekici

çocuk nörolojisi, pediatrik nöroloji

Otizmli Çocuklarda Epilepsi Daha Sık mıdır? Her Otizmli Çocukta EEG Çekilmeli mi?

Çocuk Nörolojisi doktoru Doç Dr Barış Ekici tarafından otizm ve otizmli çocuklar hakkında bir paylaşım.


otizm eeg, otizm doktoru, pediatrik nöroloji, çocuk nörolojisi

Otizmli çocuklarda epilepsi sıklığının %5 ila %46 arasında olduğu saptanmıştır. Tüberoskleroz gibi genetik hastalıklarda otizm dirençli epilepsi nöbetlerinin bir sonucu olarak ortaya çıkmaktayken, bebeklik döneminde nöbeti olmayan otizmli çocuklarda ilerleyen yaşlarda epilepsi nöbetleri görülebilmektedir.

Epilepsi nöbetleri her zaman büyük kasılmalar tarzında olmadığı için, duraklama, baka kalma ve tekrarlayıcı hareketlerin nöbet olup olmadığının anlaşılması özellikle otizmli çocuklarda oldukça zordur. Sağlıklı çocuklarda nöbet olarak değerlendirilebilecek bir çok hareketin otizmli çocuklarda ayırt edilmesi mümkün olmamaktadır.

Uzun EEG çalışmalarında otizmli çocukların üçte birinde EEG bozuklukları tespit edilebilmektedir. Bu bulgular doğal uykuda yapılan EEG incelemeleriyle daha kolay yakalanabilmektedir. Peki bu bulgular otizme yol açabilir mi?

Çocuklarda uykuda yoğun EEG bulgusu ile başlayan ve hastanın konuşmayı algılamasının etkilendiği epileptik durumlar iyi tarif edilmiştir. Uykudaki yoğun EEG bozukluğunun özellikle öğrenmeyi etkilediği gösterilmiştir. Bu çocuklarda tedavi ile EEG bulgularının düzelmesine algısal ve kognitif sorunların da düzelmesi eşlik eder. Bu tecrübe şu soruyu akla getirmektedir, otizmli çocukların da EEG bulguları tedavi edilmeli midir?

Bu alanda iki ayrı görüş mevcut.

EEG bir tetkik olup, epilepsi yoksa tedaviye gerek yoktur.

Diğeri ise, basitçe şu soruyu soruyor. Bu bulgular öncesinde sağlıklı bir çocukta saptansa ve artan kognitif sorunları olsa ne yaparsınız. Soru bu şekilde sorulduğunda klinisyenlerin cevabı tedavi etmek olarak değişiyor. Fakat otizmli çocuklarda tedaviyi kanıt düzeyinde destekleyen çalışma bulunmuyor. Dolayısıyla hekimler arasında farklı yaklaşımlar mevcut.

Otizmli Çocuklarda Beslenme Sorunları


brokoli otizm

Ülkemizde yapılan bir çalışmada otizmli çocukların %58’inin fazla kilolu veya şişman olduğu saptanmış. Çocukların yedikleri değerlendirildiğinde kalsiyum, çinko, folat ve B6 vitamininden fakir bir diyet ile beslendikleri saptanmış. İlginç olarak tedavide en çok kullanılan besin destekleri de çinko, folat ve B vitamin türevleridir.

Doğru beslenme, bütün kronik hastalıklarda başarılı tedavinin temel taşıdır. Otizm ve diğer nörolojik hastalıklar da buna istisna değildir.  Otizmli çocuklarda  en sık karşılaşılan beslenme sorunları;

~Seçicilik

~Yaşına uygun beslenmeye adapte olamama

~Çok kısa süreli ilgi gösterme

~Diyetinde kısıtlı türlere yer verme

~Bir rutine bağlı kalarak beslenme

Avrupa ve Amerikalı çocukların çoğunda zayıflık görülürken otizmli Türk çocuklarda genellikle kiloluluk ve obezite vardır.

Otizmli çocukların genel besin tercihleri şöyledir;

~Kuru – katı besinleri tercih etme

~Sulu – yumuşak besinleri reddetme

~Sebze ve meyveden hoşlanmama

~Elleri ile tutup yiyebilecekleri besinleri tercih etme

~Belli marka ve pişirme yöntemlerini tercih etme

~Belli renkteki besinleri tercih etme

Otizmli hastalarda vitamin ve mineral eksiklikleri, gastrointestinal sorunlar, besin alerjileri ve Çölyak Hastalığı aynı zamanda ilaç kullanımına bağlı kilo kazanımı ve ya kaybı görülebilir.

Şuna şüphe yoktur ki, bütün kronik dejeneratif hastalıkların tedavisinde uygun beslenme programının, yani uygun bir diyetin önemi birincildir.

Dyt Etfal Geçgil ve Doç Dr Barış Ekici